Değerlerimizi Kurtaracak Bir Mektup – Oğuz Gürler
Bir aile büyüğümüzün Bosna Savaşı sırasında yaşanan katliamları protesto etmek için yazdığı bir mektup geçti elime: Zaman içinde sararmış, kareli bir kağıt; kağıda ince tükenmez kalemle yazılmış, sık sık eksik kalan, uzadıkları ve çoğunlukla öfkeyle yazıldıkları için olsa gerek dağılan, zaman...
Yeni Parti Neden Gerekli? Mutlak Butlan ve CHP’nin Üçüncü Açılışı – Doğan Güneş
1945 yılından bu yana devam eden çok partili, rekabetçi sistemimizin sonu anlamına gelen, mutlak butlan yoluyla CHP’nin seçilmiş yönetiminin düşürülmesi olayı, Türk siyasi tarihinde ilk olduğu gibi, dünya siyasetinde bile eşi benzeri zor görülebilecek bir olay. Bu olayın benzerleri, iktidar destekçilerinin mutlak...
Post-Kolonyal Eleştiri İktidarın Otoriterleşme Projesine Nasıl Eklemlendi? – Kemal Büyükyüksel
Türkiye’de post-kolonyal teori çoğunlukla Cumhuriyet modernleşmesini, Kemalizmi, sekülerleşmeyi ve devletin yukarıdan kurduğu kültürel hiyerarşileri eleştirmek için kullanıldı. Bu kullanım tümüyle verimsiz değildi. Cumhuriyet modernleşmesi gerçekten de güçlü bir medenileştirme dili, merkez-çevre hiyerarşisi,...
Kamusal Haklardan Güvencesiz Emek Rejimine: “Joker Eleman”a Dönüştürülen Gençlik – Av. Sevgi Kılıç
İktidar, Ocak ayında Genç İstihdam Hamlesi – Gençliğin Üretim Çağı olarak sunduğu GÜÇ* Programı’nı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açılış konuşmasıyla kamuoyuyla paylaştı. Gençlerin istihdam sorununa, derin yoksulluğuna dair bir çözüm olabilir mi, bu meseleleri gerçekten politika öncelikleri arasına...
Her Şeyin Sorumlusu CHP’li Akademisyenler mi? – Abdullah Esin
Akademisyen nefreti Türkiye açısından yeni bir olgu değil. Siyasi söylemini entelektüellere, “okumuşlara” ve hiçbir zaman net bir şekilde tanımlanmayan “elitlere” duyulan nefret üzerine kurmuş iktidar açısından ise hiç yeni değil. Ancak kendisini muhalif olarak tanımlayan bir güruhun...
Paternalizm, Pragmatizm ve Büyük Kopuş: Kürt Siyaseti – Burak Yıldırım
Bu makale, Kürt hareketinin demokratik potansiyelini hala değerli bulan ancak bugünkü stratejik yönelimini yıkıcı gören birinin perspektifinden yazılmıştır. Bu duygu ve fikri baştan belirtmek zorunda kalmamın kendisi, makalenin yazılma sebebidir. Türkiye’nin siyasi hafızası, on yıllardır devam eden “Kürt...
Biz Nasıl Barışacağız? – İlker Aytürk
Türkiye’yi ve cumhuriyeti seviyorum. Herkes sevmiyor. Türkiye’yi yanlış bir birim olarak görenler var. Yanlış ülke, yanlış rejim, yanlış sınırlar, yanlış cumhuriyet diyenler: Kariyerimin ikinci yarısı onları çalışmakla geçti. Bugün geldiğimiz noktada, meselenin artık demokrasi eksikliğine indirgenemeyecek...