Nereye kadar sosyal demokrasi? – Oğuz Gürler
Fransız-Macar gazeteci François (Ferenc) Fejtö, 1980’de yayımladığı ve Türkçeye de çevrilen – tercümesi Turan Güneş ve eşi Nermin Güneş imzalıdır – kitabı “Her Şeye Rağmen Sosyal Demokrasi”de Avrupa sosyal demokrasileri arasında yaptığı bir seyahati anlatır. Fransa, İsveç, Avusturya, Batı...
Türkiye’nin Cumhuriyet’ini Bir Uçurumdan Aşağı Bakarken Yeniden Düşünmek – Kemal Büyükyüksel
“Beni övme sözlerini bırakınız; gelecek için neler yapacağız, Onları Söyleyin!” Kurulan Dünyanın Akılla Sınanması Cumhuriyet, Türkiye’de insanın kendi aklıyla kurduğu dünyayı sınamaya giriştiği en büyük kolektif deneydi. Yüzyıllar boyunca kaderin, hanedanın ve ilahi otoritenin gölgesinde yaşamış bir...
Biz Nasıl Barışacağız? – İlker Aytürk
Türkiye’yi ve cumhuriyeti seviyorum. Herkes sevmiyor. Türkiye’yi yanlış bir birim olarak görenler var. Yanlış ülke, yanlış rejim, yanlış sınırlar, yanlış cumhuriyet diyenler: Kariyerimin ikinci yarısı onları çalışmakla geçti. Bugün geldiğimiz noktada, meselenin artık demokrasi eksikliğine indirgenemeyecek...
Cumhuriyet Fikrini Yeniden Düşünmek – Kemal Büyükyüksel
Cumhuriyet Var Ama Cumhur Yok Cumhuriyet, yüz yılı aşkındır ismen yaşıyor. Ama Türkiye bugün o fikrin en yoksullaşmış biçimlerinden birini yaşıyor. Bu gerçekliğin gölgesinde 29 Ekim bir kez daha geldi. Cumhuriyet ismen var, ama aslında yok. Siyasetin dili kişiselleştikçe, kamusal alan daraldıkça, devlet bir...
Türkiye’deki Rejimin Mimarisi: Kapsayıcılığın Karanlık Yüzü – Kemal Büyükyüksel
Otoriter rejimler bastırarak değil, içererek de yönetirler. Bugünün otoriterliği de çıplak şiddetin yanı sıra kapsayıcılığın ve normalleşmenin diliyle çalışabiliyor. Güç yalnızca korku değil, rıza üretme kapasitesiyle de ölçülür. Türkiye’de de son yıllarda bu form giderek belirginleşiyor. Dışlama...
Düşüncesiz Bir Barışın Anatomisi: “Terörsüz Türkiye” Süreci Üzerine – Kemal Büyükyüksel
“Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan mevcut açılım süreci, hem uygulama biçimi hem de üzerine kurulduğu zemin itibarıyla büyük bir toplumsal tahribat riski taşıyor. Her şeyden önce, bir ülkenin en hassas yaralarından birine dair atılmış adımların ne kadar incelik, düşünce ve ortak akıl gerektirdiğini...